AÇIK KAPILAR

30 MAYIS – 30 HAZİRAN 2018

Basın Bülteni

Akademililer Sanat Merkezi, sezonun son sergisinde 20 yıllık sanat yaşamında ilk kez yer verdiği bir konsept ile seyircisini karşılıyor. Sanat merkezinde çalışmakta olan 17 ressamın ürettiği eserlerinin galeride sergilenmesinin yanı sıra, ressamların atölyeleri on gün boyunca açık kalacak ve sanatseverler tarafından ziyaret edilebilecek. Uzun yıllar boyunca bir arada çalışan fakat kendilerine yarattıkları alanlarda apayrı dünyalar kuran bu sanatçılar, açık atölye günlerinde; çalışma alanları, paletleri, üretim ve eskizleri gibi pek çok kişisel detaylarını izleyicileri ile paylaşacak. Bu şekilde sergi açılışı sonrası, eski fakat yaşamla dolu bu sanata adanmış binanın her katında, ilk defa, üretimin adımları izlenebilir halde olacaktır.

Bir sanat merkezini oluşturan en önemli olgulardan biri, taşıdığı ilham verici ve üretmeye sevk eden ruhtur. Tanımlaması güç fakat yaratıcı zihin için sezgisi oldukça kolay olan bu ruh, sanatın var olma ve var etme sebeplerinden biridir. Bu kavram, pek çok farklı bileşenin uyumuyla mümkün olan, sanat hayatına yeni adım atanlardan, uzun yıllardır üreten ustalara kadar her bireye yaratma motivasyonu sağlayan bir etki yaratır. Akademililer Sanat Merkezi, yıllardır ağırladığı ressamları ve onların yarattıkları kişisel alanlar ile ziyaretçileri tarafından her zaman ilhamla dolu bir sanat yuvası olarak tanımlanmış, bu haliyle pek çok sanatseveri resim yapma yolunda cesaretlendiren bir mekan olmuştur. Sanatçı atölyelerini ziyaret etmek, resimlerin üretildiği araçları ve alanları izlemek ve eser üretim sürecini sanatçının kendisinden dinlemek, etkileyici bir sanat deneyimidir. Yıl boyunca farklı tekniklerde ve üsluplarda üretilmiş olan, figüratif resim ağırlıklı olmak üzere, peyzaj, portre, natürmort ve soyut resim gibi pek çok alandaki eserlerden oluşan sergi, merkezin kapsamlı sanat anlayışını temsil etmektedir. Giriş katında bulunan galerideki sergiyi gezen izleyici, ardından sanat merkezinin katlarına yapacağı yolculukta, izlemiş olduğu eserlerin ressamı ile sohbet edebilecek, boya kokusunu teneffüs ederken, sanatın ruhunu tam olarak hissedebilecektir.

“Açık Kapılar” sergisi 30 Mayıs ile 30 Haziran tarihleri arasında Akademililer Sanat Merkezi’nde izleyici ile buluşuyor. Sergi açılışından itibaren on gün boyunca ressamlar atölyelerinde, sanatseverler ile gerçek bir sanat deneyimini ve kendi öznel yolculuklarını paylaşmak için bekliyor olacaklar. İletişimin ve paylaşmanın önemine inanan tüm sanatseverler, yıllardır aynı adreste başarıyla yaşamını sürdüren atölye ve galerimize davetlidir.

Sergide eserleri sergilenen sanatçılar: Akın Ekici, Ayşe Tanay, Ayşe Tanay Ülgen, Ayşenur Köksal, Bahar İşlek, Emel Yurdakul, Eylül Köksümer, Gizem Enuysal, Hakan Kalay, Janer, Joel Menemşe, Neşe Akar, Resul Aytemür, Serap İskender, Songül Canerik, Vasıf Pehlivanoğlu, Yasemin Kuşi.

Eylül Köksümer
Nisan’18


Açılış:  30 Mayıs 2018, Saat 18:00

Akademililer Sanat Merkezi

Balo Sok. No:37 Beyoğlu/İstanbul
Tel: (0212) 245 02 29   www.akademililer.com
galeri@akademililer.com



Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.