Ayşenur Köksal

ARKA PLANDA KALANLAR // 3 KASIM – 3 ARALIK 2016

Bizi Unutsanız
Bizi Unutsanız
Tuval üzerine yağlıboya
160×200 cm, 2016

Basın Bülteni

Ayşenur Köksal “Arka Planda Kalanlar” isimli sergisiyle Akademililer Sanat Merkezi’nde sanatseverlerin karşısına çıkıyor. 

Arka planda kalan insanların, görülmeyen ya da görülmek istenmeyen hikayelerini kendine ait bir figür anlayışıyla anlatan Ayşenur Köksal, eserleriyle hayatın anlamını sorgulamamıza yardım ediyor.

Denizhan Özer küratörlüğünde gerçekleşen sergide, sanatçı figüratif anlatımın klasik biçim ve üsluplarını kullanarak yeni bir görsel dil oluşturmaktadır. Kendisiyle ve yaşadığı zaman dilimiyle olan hesaplaşmasında, belleklerimizin kıyısında köşesinde kalmış yaşanmışlıkların ve düşünceye bağlı kurguların izleriyle hayatı sorguluyor. İzleyiciyi bilinçli olarak içinde bulunduğu zaman ve mekandan koparıp resmin karşısında kendisiyle yalnız bırakan sanatçı, onların kendi geçmiş ve geleceğine karşı duyacağı rahatsızlığı da bir göstergeye dönüştürerek resimlerini bir ifade aracı olarak kullanmaktadır.

Hayatın akışı içinde bazen var, bazen de yok olan insanların sessiz çığlıklarına tanıklık eden sergi 3 Kasım – 3 Aralık 2016 tarihleri arasında Akademililer Sanat Merkezi’nde 11:00 – 19:00 saatleri arasında görülebilir.

Açılış:  3 Kasım 2016, Saat 18:00

 

Akademililer Sanat Merkezi

Balo Sok. No:37 Beyoğlu/İstanbul
Tel: (0212) 245 02 29   www.akademililer.com
galeri@akademililer.com

Güncel Sergi



Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.