Hakan Kalay

METROPOL RÜYALARI // 8 ARALIK 2016 – 7 OCAK 2017

Meydan
Meydan
Tuval Üzerine Yağlıboya, 150×200 cm, 2016

Metropol Rüyaları

“Sen olması için zorlayana kadar, dünyanın bir anlamı yoktur.” Frank Miller.

Ünlü çizgi roman sanatçısı ve yönetmen Frank Miller’ın da söylediği gibi, Dünya ancak onu yaşayan kişinin çabası ile bir anlam ve mantık kazanır. Sanat yapıtının üretim sürecini tetikleyen belki de en önemli etken, yaratıcı zihnin hayata bir anlam verme sürecine girişmesidir. Hakan Kalay’ın bir ressam olarak hayata anlam verme ve anlam arama sürecinde etkin araç olarak kullandığı çizgi roman karakterleri, fantastik dünya mitleri ve grafikler onun resimlerinde en tanımlayıcı etkenlerdendir. Çocukluğunda edindiği bellek izlerinden olan Conan, Tommiks, Superman gibi çarpıcı ve sembolik karakterler, ressamın sanat yolculuğu boyunca da ona eşlik ederek, sanat vizyonunda ve algısında kendilerine önemli bir yer bulmuşlardır. Kalay’ın renkçi, figüratif  resim anlayışı, kuvvetli ve keskin ışığın etkisi altında son derece kişisel ve anlatımcı ‘’metropolde insan’’ hikayeleri ile karşımıza çıkar.

Hakan Kalay, sanat yolculuğuna, Türk Resmi’nin ustalarından, babası Necdet Kalay’ın atölyesinde, eserlerin üretim sürecinden paletin hazırlanışına kadar her aşamaya birebir tanıklık ederek ve aşina olarak başlamıştır. Bu verimli ve içsel ortamda edinilebilecek belki de en büyük başarıyı ise, kendine yepyeni, çağdaş ve bağımsız bir üslup yaratarak oluşturmuştur. Sanatsal bağımsızlığını edinme sürecinde, bir başka usta ressamın-Resul Aytemür’ün atölyesinde, onun etkisiyle ve kendi üslubuyla üretmesi de önemli yer tutar. Resmindeki figürler alışılmışın üstünde bir estetik anlayışında, neredeyse idealize edilerek boyanmış ve özneler; yaratılan sahneyi, misyon edindikleri üzere en iyi şekilde anlatmak üzere konumlandırılmışlardır. Kasların, proporsiyonların ve perspektifin etkisi, Kalay’ın resmini neredeyse Klasik Dönem’e ait yapacakken, seçtiği konular ve figürler, sanatını tamamen yeni ve çağdaş bir döneme ait kılar. Karşımızda pentürde klasik, anlatımda çağdaş, yeni bir resim türü vardır.

Metropolün, büyük şehirden kesitlerin ve anıt binaların Hakan Kalay’ın resimlerinde sürekli karşımıza çıkması, tamamen bilinçli ve otobiyografik bir tercihtir. Ressamın yaşadığı, üretimini sürdürdüğü ve hemen her gün rastladığı ve izlenimlerini edindiği bu dış mekanlar, kaotik şehir ve bitmeyen kaosları Kalay’ın karakterlerini konumlandırışı ile yeni anlamlar edinir, oldukça fantastik, gerçeküstü ama son derece öznel ve bu yönüyle de bir o kadar gerçek anlamlar. Sanatçısının‘’Rüyalarımı tuvalde yaşamanın bir yolu bu.’’ diyerek özetlediği bu durum, eserlerin gerçekten de olağandışı hallerinin bir rüyanın genelgeçer, tuhaf ve çarpıcı sahnesini-ressamın rüyasını gözlemlememize olanak sunar. Çizgi romanlarda olduka çılgın, arsız ve tehlikeli bir kadın olan Harley Quinn karakteri, Hakan Kalay’ın resminde, onun davetiyle Tarlabaşı’na gelmiş ve bu tedirgin, şiddet dolu şehirde adaleti sağlama görevini edinmiş gibi gezinmektedir. Seyirci için umulmadık bir sürpriz ve çağdaş sanatta pentürün başarılı bir görünümü ile, ressamın içsel dünyasına çok yakından bir bakışı içinde barındırmaktadır. Bir hayal sahnesidir karşımızdaki, fakat sokak ile eylem gerçektir, düşüncenin gücü de resmi her an tamamen gerçek kılmak üzeredir.  R. Howard’ın kült karakteri ‘’Barbar Conan’’ da bir değişim geçirir ressamın zihninden ve ellerinden tuvale geçtikten sonra, o artık Hakan Kalay’ın Conan’ı olur ve onun anlatım araçları arasında boya ve tuvalin yanında kendine bir konum edinir. Kızıl-turuncu tonlarda bir paletin sıcaklığı ve keskin bir Barok ışığın etkisi altında kurulan sahnede, kahraman olma üzerine bir alegorinin öznesi haline gelir. Bütün sanat disiplinleri birbirleri ile etkileşim içindedir bu resimlerde, ressamın sunduğu tuval ile; sinema, grafik, performans ve hatta müziğin bile buluştuğu bir görünüm olanağı yaratılır.

“Metropol Rüyaları”, izleyiciyi tanıdık şehir kesitlerinde karşımıza çıkan alışılmadık (fakat yine pek tanıdık) kahramanların beklediği, büyük şehire dair fantastik rüyaların modern bir biçimde şekillendiği, sinemadan müziğe pek çok sanat dalından referanslarla şekillenen bir sergidir. Galata Kulesi’nden, Atatürk Kültür Merkezi’ne pek çok metropol sembolü, Hakan Kalay’ın resmininin sembolleri haline gelerek, ufuk açan izlenimlerle karşımıza çıkıyorlar. “Metropol Rüyaları” 8 Aralık 2016 – 7 Ocak 2017  tarihleri arasında, Akademililer Sanat Merkezi’nde izleyici ile buluşmaktadır.

Eylül Köksümer
Ekim’16


Açılış:  8 Aralık 2016, Saat 18:00

Akademililer Sanat Merkezi

Balo Sok. No:37 Beyoğlu/İstanbul
Tel: (0212) 245 02 29   www.akademililer.com
galeri@akademililer.com



Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.